|
Köyün yazılı bir tarihi olmadığı için yaşlı büyüklerimizden aktardıkları ve köy ile ilgili araştırmalarımızdan elde ettiğimiz bilgileri aktarmak zorundayız. Belki de gerçek tarihin böyle olması gerekiyor. Köyümüz Aydın'ın Çine ilçesinin 4 km. kuzeyinde Çine'ye kuşbakışı bir tepeye nazır olarak 1934 yılında resmen kurulmuştur. Bilinen en eski tarih İran Horasan'a dayanmaktadır. Atalarımızın İran'ın Horasan bölgesinden Anadolu'ya Erzurum bölgesine geldiği, ancak burdaki zor yaşam koşulları yüzünden başka yerlere göç etmek zorunda kalmış ve Erzincan-Sivas-Kayseri-Amasya-Kırşehir üzeriden göç ederek Bugünkü Çukurova Bölgesine gelmişlerdir.Her yerleşip göç ettikler yerlerde de bir kaç aile bırakılmış ya da kalmıştır. Bunu da aynı bölgelerde kültürel benzerliklerin görülmesinden anlamaktayız. Sürekli göçebe bir hayat sürdürdükleri için hayvancılıkla geçimlerini sürdüren topluluk Toroslar Bölgesinde orman işçiliği de yapmaya başlamışlardır. Ormanda kaçak olarak ağaç kesip, kalas, tahta gibi ahşap işçiliğinde kullanılacak ürün haline dönüştürüp satarak da geçimlerini sürdürmeye çalışmışlardır. Bu yeni işlerinden dolayı bu bölgedeki göçerlere böylece Tahtacı da denmeye başlanmıştır. Adana bölgesinde gittikçe kalabalıklaşma ve geçim sıkıntısı yüzünden bazı gruplar ayrılıp Türkiye'nin daha batılarına Antalya Burdur-Muğla-Aydın Denizli ve İzmir bölgelerine kadar göç etmiştir. Akdeniz bölgesi boyunca batıya doğru göç eden gruplardan bazıları geldiği yeni yerlere yerleşmiş, bazıları da Türkiye'nin daha batılarına Antalya Burdur-Muğla-Aydın Denizli ve İzmir bölgelerine kadar göç etmiştir. Akdeniz sahil şeridi boyunca ve devamında Ege sahili boyunca kuzeye kadar bazı grupların varlığı bugün de görülmektedir. Aydın civarındaki alevi-tahtacı köylerinden Alamut, Dutluoluk ve Yeniköy'ü oluşturan gurup bu yoldan gelerek yazları Madran Dağı'nda, kışları ise daha sıcak olan Gökova, Köyceğiz, Ortaca, Marmaris, Milas yörelerinde göçebe olarak yine hayvancılık ve tahtacılık yaparak geçimlerini sağlamaya çalışmışlardır. Madran Dağı'nda bu üç köyü oluşturan kalabalık (Oymak) aşiret hep beraber iken üçe ayrılıp bir kısmı Alamut Köyü'nü, bir kısmı Yeniköy'ü, bir kısmı da Dutluoluk Köyü'nü kurup yerleşik yaşantıya geçmişlerdir. Kurtuluş Savaşı yıllarında Madran Dağı'nda iken Çerkez Ethem'in Atatürk'ü öldürtmek için gönderdiği suikastçıların bir kısmnı silahlı çatışma sonucu ölü olarak, bir kısmını da yakalayarak güvenlik güçlerine teslim ederek yardımcı olmuşlar, kaçan bir tanesinin de daha sonra Ödemişte asıldığı söylenmektedir. Bu olaydan sonra bizzat Atatürk tarafından ödüllendirilmişlerdir. Bu olaylara bağlı olarak yerleşik düzene geçme zamanlarında ödül olarak mübadele ile şimdiki Karakollar köyüne iskan eden Yunanistan, Bulgaristan ve Yugoslav muhacirleri ile yerleşmeleri salık verilmiş ama iş ve de geçim sıkıntısı endişesinden şu andaki eski adıyla BALLIBELEN denen yere yerleşmişlerdir. Köyün hemen yakınlarındaki önünde dut ağacı bulunan, suyu ağaç bir oluktan akan pınardan Dutluoluk adını almıştır. İlk yerleşim yıllarında yine ormandan kaçak tahtacıklık işlerine devam ederken gönüllü korucuyla çıkan bir tartışma sonucu korucunun ölmesi yüzünden tarihimizde KOCAVAKKA denen büyük bir adli olaya adı karışmıştır. O zamandan bugüne kadar birkaç miras olayının dışında adliyeye intikal eden hiç bir olay olmamış, ufak tefek olayları köy ihitiyar heyyeti ve yaşlılar en uygun şekilde kendi aralarında çözmekle basına da yansıyan haklı ismini "OLAY OLMAYAN KÖY" ünvanını haketmiştir. Bu konu hakkında araştırma devam diyor ve güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
|